FCL Etkinlik Bültenleri

Geleceğin Sınıfı Ülke Çalışmaları’nın aktarıldığı FCL Etkinlik Bültenlerine Türkçe olarak bağlantıdan inceleyebilirsiniz. Bültenleri İngilizce okumak için https://fcl.eun.org/fcl-ambassadors sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

2018 Nisan ayından itibaren hazırlanan bültenleri aşağıda yer alan bağlantılardan seçerek inceleyebilirsiniz.

Etkinlik Bülteni 1-2018 Nisan_

Etkinlik Bülteni 2-2018 Haziran_

Etkinlik Bülteni 3-2018 Ekim

Etkinlik Bülteni 4-2018 Aralık

Etkinlik Bülteni 5-2019 Nisan

Etkinlik Bülteni 6-2019 Temmuz

Etkinlik Bülteni7-2019 Ekim

Etkinlik Bülteni 8-2019 Aralık

Etkinlik Bülteni 9-2020 Mart

Etkinlik Bülteni 10-2020 Haziran

NOVIGADO PROJESİNİN 3.WEBİNARINA DAVETLİSİNİZ

Esnek öğrenme alanlarında aktif öğrenme üzerine kurulu olan NOVIGADO projesi kapsamında düzenlenen webinar serimiz devam ediyor. Serinin 3. webinarı öğretmenler ve öğrencilerle birlikte tasarlamak temalı olacaktır.

“Disiplinlerarası bir dünyada öğretmenler ve öğrencilerle deneyimleri ve eserleri birlikte tasarlamak” adlı webinarımızın konuşmacısı Luis Galindo, Fransa’da Réseau Canopé’de Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Departmanında çalışmakta, Amerika, Çin ve Avrupa’da dijital teknolojiler ve eğitim ile ilgili çeşitli projelerde aktif olarak yer almıştır.

Webinarımıza 17 Eylül 2020, saat 17.00’de tüm öğretmenlerimiz davetlidir.

Webinar erişim linki: https://eun2.adobeconnect.com/novigado_project/

Daha önceki webinar kayıtlarımıza aşağıdaki linklerden ulaşılabilir:

https://fcl.eun.org/novigado-blog/-/blogs/novigado-webinar-1-active-learning-and-innovative-teaching-in-flexible-learning-spaces

https://fcl.eun.org/novigado-blog/-/blogs/novigado-webinar-2-designing-post-covid-learning-spaces

NOVİGADO PROJESİNİN İLK ÇIKTISI “AKTİF ÖĞRENME REFERANS ÇERÇEVESİ” YAYIMLANDI

Genel Müdürlüğümüzün ortak olduğu KA201 Novigado projesi faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürmektedir. Projenin ana hedefi, COVID-19 sürecinde ve sonrasında başarı için ihtiyaç duyulan öğrencilerin temel yeterliklerini ve çapraz becerilerini geliştirmektir. Bu amaçla, projenin ilk çıktısı olan Aktif Öğrenme Referans Çerçevesi, esnek öğrenme alanlarında aktif öğrenmenin temel unsurlarını, tekniklerini ve kriterlerini tanımlamakta ve Novigado projesinin kavramsal çerçevesini oluşturmaktadır. Aktif Öğrenme Referans Çerçevesi‘nin tam metnine bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

İngilizce yönetici özeti için tıklayınız.

Türkçe yönetici özeti için tıklayınız.

Novigado projesinin faaliyetlerinin yakından takip etmek için bağlantıdan web sayfalarını inceleyebilirsiniz:

https://fcl.eun.org/novigado-blog

https://www.facebook.com/groups/Novigado

 

(Görsel https://lynchburgbusinessmag.com/do-you-have-a-learning-culture/ bağlantısından alınmıştır).

Araştırma ve Uygulamalarıyla Proje Tabanlı Öğrenme

Dr. İpek Saralar-Aras, Milli Eğitim Uzmanı, MEB-FCL Türkiye Ekibi

Özet: Dewey, Bruner ve Kilpatrick’in öğrenme yaklaşımlarının bir sentezi olarak ortaya çıkan proje tabanlı öğrenme, günümüzde popüler eğitim konuları arasında yerini almıştır. Bu makale, proje tabanlı öğrenmeyi en temel anlamda yararları ve zorlukları ile tartışarak başlamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2023 Eğitim Vizyonu’nda da bahsi geçen proje temelli öğrenmenin önemini vurgulayan makale, bu vizyon ışığında, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nde geliştirilen projeleri anlatmaktadır.

Giriş

Proje tabanlı öğrenme günümüzde oldukça popüler olan konulardan biridir. Türkçe literatürde karşımıza proje temelli öğrenme olarak da çıkmaktadır. Öğrenci merkezli ve dinamik bir sınıf yaklaşımı içeren bir pedagojidir. Öğrencilerin gerçek dünyadaki zorlukları ve problemleri aktif olarak keşfetmesinin önemini vurgulayan bu pedagoji, keşfederek öğrenmenin öğrencilerin daha derin bir bilgi edinmelerine vesile olduğuna dikkat çeker. Bir başka deyişle, proje tabanlı öğrenmede, öğrencilere senaryolar ya da yaşamdan kesitler sunularak, gerçek bir probleme bir çözüm aramaları beklenir. Yöntem, öğretmenlerin öğrencileri tek tek ya da gruplar halinde planlar oluşturmaları, karşılaştıkları sorunları çözmeleri, fikirlerini test etmeleri ve projelerini akranlarına sunmaları için teşvik eden projeleri belirlemesini gerektirir (Wurdinger, Haar, Hugg & Bezon, 2008).

Proje tabanlı öğrenmenin oldukça belirgin özellikleri bulunmaktadır; bu özelliklerden belki de en çok vurgulananı projenin tasarımını öğrenci ve öğretmenin birlikte yapmasıdır. Öğretmen ve öğrenci belirli bir senaryo üzerine birlikte çalışarak, gerçek bir probleme çözüm bulmaya çalışırlar. Bu çözüm arayışında, çoğunlukla tek bir çözüm yolu bulunmayabilir. Öğrenciler ve öğretmen birden fazla çözüm yolunu birlikte düşünür, değerlendirirler. Birden fazla çözüm yolunu değerlendirmek ve farklı çözüm arayışlarına geçmek öğrencilere de öğretmenlere de belli başlı beceriler kazandırır. Bu metotta ana amaç, öğrencilerin günlük yaşam problemlerine, bilimsel bir yaklaşım kullanarak, akranlarıyla birlikte ve öğretmenlerinin rehberliğinde çözüm üretmelerini sağlamaktır.

Proje Tabanlı Öğrenmenin Yararları

Proje tabanlı öğrenmenin yararları birçok kaynakta alan bazlı olarak incelenmiştir (Boss & Krauss, 2007; Krajcik & Blumenfeld, 2006; Moursund, 2003; Wurdinger vd., 2008). Ortak olarak işlenen yararlar aşağıdaki gibi listelenebilir:

  • Öğrenci bilgiye araştırarak ulaşır; böylece bilgiyi kendisi keşfeder. Aktif ve keşfederek öğrenmenin faydaları arasında da sıralanan derinlemesine öğrenme gerçekleşir.
  • Öğrenciler hem bireysel olarak hem de takımları ile çalışma fırsatı bulurlar. Böylelikle, öğrencilerin, 2023 Eğitim Vizyonu’nda önceliklendirilen yirmi birinci yüzyıl becerilerinden olan iş birliği, sorumluluk alma ve takım çalışmaları gibi becerileri gelişir (Milli Eğitim Bakanlığı [MEB], 2018).
  • Proje tabanlı öğrenme yaklaşımı, öğrencilerin anlamlı öğrenim deneyimleriyle sonuçlanan projeler oluşturmalarına izin vererek onların ilgi alanlarından yararlanır.
  • Araştıran, sorgulayan ve çözüme ulaşmaya çalışan takım üyeleri, yaratıcılık ve problem çözme becerilerini geliştirirler. Bu beceriler pek çok kaynakta üst düzey zihinsel beceriler olarak listelenmektedir.
  • Tek bir disiplinden değil, birden fazla disiplindeki bilgilerden yararlanma olanağı ve disiplinler arası etkileşime dayalı öğrenme sağlar. – Örneğin, proje tabanlı planlanmış bir coğrafya dersi hayal edelim. Coğrafya dersinin alanındaki bir projedeki probleme çözüm arayışında olan bir öğrenci ve öğretmen ekibi, matematiksel hesaplamalara (Matematik; Geometri), astronomik incelemelere (Fen Bilimleri; Fizik) ve sorun kaynağını araştırırken geçmişte karşılaşılan benzer sorunları araştırmaya (Sosyal Bilgisi; Tarih) ihtiyaç duyabilir.
  • Okulda öğrenilenler ve gerçek hayat deneyimleri iç içedir. Proje tabanlı öğrenmenin bu özelliği sayesinde öğrenci, okulda öğrendiklerini gerçek hayatta da kullanabileceğinin farkına varır. Bu bağlamda, öğrencinin geçmiş deneyimlerini proje tabanlı öğrenmede kullanması kaçınılmazdır.

Proje temelli öğrenme ayrıca öğrencilere birçok beceri kazandırır. Bu beceriler Korkmaz ve Kaptan’a (2001) göre şu şekilde sıralanabilir:

  • Yaşamsal Beceriler: Bir toplantıyı yönetme, bir bütçe hazırlama, bir plan yapma vb.
  • Teknolojiyi Kullanma Becerisi: Bilgisayar kullanma, Web 2.0 araçlarını kullanma; ya da en temel beceriler olan televizyon, radyo vb. araçları kullanma.
  • Bilişsel Süreç Becerileri: Karar verme, eleştirel düşünme becerileri, problem çözme.
  • Öz-denetim becerileri: Hedefler oluşturma, işlemleri organize etme, zaman yönetimi.
  • Tutumlar: Öğrenmeye ilgi, gelecek için eğitime merak.
  • Eğilimler ve inançlar: Öz-denetim, başarı hissi, öz-yeterlik inancı.

Proje Tabanlı Öğrenmenin Zorlukları

Her öğrenme metodu gibi proje tabanlı öğrenme de zorlukları ile birlikte karşımıza çıkmaktadır. Proje tabanlı öğrenmenin en bilinen zorlukları şunlardır:

  • Disiplinler arası bir metot olduğu için ders planlarının hazırlanması daha fazla zaman ve uğraş gerektirir. Farklı branşların öğretmenleri, ders planını tasarlayabilmek için birlikte çalışmalar yapmaya, birbirlerinden destek almaya ihtiyaç duyabilirler.
  • Metot bir çözüm üretimini içeriyor olduğundan eğitim maliyeti artabilir. Bir ya da daha fazla ürünün üretilmesi ile sonuçlanan projeler bu ürünleri tasarımı için bir maliyet ihtiyacını ortaya koyar.
  • Süre uzadığından, öğrenciler hedeften sapıp farklı alanlara yönlenebilir.
  • Her metotta olduğu gibi, her zaman istenilen yaratıcılık ve ürünler ortaya çıkmayabilir.

Proje Tabanlı Öğrenme Uygulamaları

Proje tabanlı öğrenmeyi uygularken seçilecek olan problemler aslında projenin ana yapısını oluşturur. Proje temelli öğrenme ortamlarında kullanılacak olan problem türleri ikiye ayrılır. Jonassen (2002) bu türleri şu şekilde sınıflamaktadır: İyi yapılandırılmış (well-structured) ve iyi yapılandırılmamış (ill-structured).

İyi yapılandırılmış (well-structured)

İyi yapılandırılmış problemler, ana okulundan liseye kadar ders kitaplarında çoğunlukla bölüm sonlarında bulunan, öğrencilerin soru çözerek pratiğinin artmasını sağlayan sorulardır. Bu tür sorularda, ancak sınırlı sayıda ilke, kuram ve çözüm kullanılabilir. Yöntem olarak var olsa da proje tabanlı öğrenmede daha az tercih edilen türde problemlerdir. İyi yapılandırılmış problemlerin en belirgin özellikleri şöyle listelenebilir (Jonassen, 1997; Uluyol, 2009; p.23):

  1. Problemin tüm özellikleri sunulur (başlangıç durumu, amaç ve kısıtlamalar gibi).
  2. Muhtemel çözüm sunulur (problem cümlesi problemin tüm değişkenlerini ortaya koyar).
  3. Sınırlı sayıda kural ve ilke, çözüm sırasında kullanımları tahmin edilebilir biçimde uygulanır.
  4. Doğru ve tahmin edilebilir cevapları vardır.
  5. Kullanıldıkları alan ve içeriğe özel oldukları için, bu tür problemlerin çözümlerinden kazanılan beceriler benzer alanlara aktarılabilir.

İyi yapılandırılmamış (ill-structured)

İyi yapılandırılmamış problemlerse, proje tabanlı öğrenmede daha fazla kullanılmasını tercih ettiğimiz problemlerdir. Bu problemler günlük hayatta öğrencinin rahatlıkla karşılaşabileceği türdendir. Çözümleri iyi yapılandırılmış problemlere göre daha zordur ve tek bir çözüm yolu olmayabilir. Ancak, öğrencilerin ilgilerini daha çok çektiği araştırmalarla bulunmuştur. Son olarak, iyi yapılandırılmamış problemlerde, iyi yapılandırılmış problemlerde olduğu gibi çözüm için gereken bilgiler verilmez. Öğrenci akranlarıyla ve öğretmeninin rehberliğinde çözüme kendisi ulaşır. İyi yapılandırılmış problemlerin en belirgin özellikleri şöyle listelenebilir (Jonassen, 1997; Uluyol, 2009; p.24):

  1. İyi yapılandırılmamış olarak adlandırılırlar çünkü problemin bazı öğeleri ya bilinmez ya da eksik olarak bilinmektedir.
  2. Çözüm için istenilenler ya yeterli tanımlanmamıştır ya da açık değildir.
  3. Ya çok çözüm yolu vardır ya da hiç çözümleri yoktur.
  4. Çözümün kalitesinin değerlendirilebileceği ölçüt sayısı birden fazladır.
  5. Kontrol edilebilecek parametre sayısı azdır.
  6. Çoklu bakış açısı oluşturarak çözüme ulaşabilmek için öğrencilerin problem hakkında fikirlerini birbirlerine söylemeye, yargıda bulunmaya ve bulundukları yargıyı savunmaya zorlar. Bu sebeple çözümü iş birlikçi çalışmayı gerektirir.

Proje tabanlı öğrenme, ülkemizde sadece akademik araştırmalarla sınırlı kalmamış Millî Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü ulusal ve uluslararası projelerle geniş ölçekte uygulanmaktadır. Bu süreçte, 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer alan hedeflerin sahada yer bulması büyük önem taşımaktadır (MEB, 2018). Öğrenme Süreçlerinde Dijital İçerik ve Beceri Destekli Dönüşüm başlığı altında, öğretmenlerin Proje Tabanlı Öğrenme metodunu etkili kullanabilmesi adına tasarlanan ikinci hedef şu şekilde belirtilmiştir:

“Matematik, Fen Bilimleri, Fizik, Kimya, Biyoloji, Türkçe, Sosyal Bilgiler, Coğrafya gibi derslerin öğretmenlerine, disiplinler arası proje yapımı, 3D tasarım ve akıllı cihaz gibi alanlarda yüz yüze atölye eğitimleri verilecektir.” (sf. 75).

Bu eğitimler, 2023 Eğitim Vizyonu ile uyumlu olarak ulusal ve uluslararası düzeyde öğretmenlere, okul yöneticilerine yönelik düzenlenmektedir.

Proje tabanlı öğrenme, farklı pedagoji ve ilkelerle desteklenerek ana okulundan ortaöğretimin sonuna kadar hemen hemen her derste kullanılabilir. Bu derslerden pratikte bu metodu en çok kullanılanlar ise STEM+A (STEAM) dersleridir. STEM Eğitimi gibi günlük yaşam projelerine destek sağlaması için Millî Eğitim Bakanlığı proje temelli öğrenmeyi etkin olarak kullanmaktadır. Bu kapsamda Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) proje temelli öğrenmede teknoloji kullanımı ve desteği ile ilgili katkı sağlayacak çalışmalar yürütmektedir. YEĞİTEK’te proje tabanlı öğrenmeye destek sağlayan çalışmalardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: Design FILS, EduSimSTEAM, eTwinning, FCL Türkiye – Geleceğin Sınıfını Tasarlama, Novigado, Scientix (MEB, 2020). Proje tanımlamaları resmi siteden özetlenerek düzenlenmiştir (MEB, 2020).

Design FILS

Designing Future Innovative Learning Spaces (Design FILS) adlı Erasmus+ KA2 Projesinde MEB YEĞİTEK koordinatör kurum olarak yer almaktadır (MEB, 2020). Projenin en temel amacı, okullarda yenilikçi, çok disiplinli, dijital becerilerin gerekli olduğu ve bu alanda pedagojik bir model ortaya koymanın amaçlandığı esnek öğrenme alanlarının tasarlanmasında Avrupa Birliği düzeyinde öğrenme senaryoları geliştirmektir. Projenin çıktıları:

  1. Yenilikçi sınıf eğitimleri için metodolojik çerçeveyi,
  2. Eğitmenler için yönergeleri,
  3. Eğitimler için değerlendirme aracını,
  4. Çevrimiçi eğitim platformunu ve
  5. Senaryoya dayalı öğrenme etkinliklerini kapsamaktadır (MEB, 2020).

EduSimSTEAM

Avrupa Komisyonu merkezi projesi olarak desteklenecek Avrupa ölçeğinde 27 projeden birisi olan “Okullarda STEAM Eğitimini Geliştirme-EDUSIMSTEAM” KA3 Projesinde ise öğretmen ve öğrencilere algoritmik düşünme becerisini kazandırmak amaçlanmaktadır (MEB, 2020). Projenin en temel hedefi 21. yüzyıl becerilerini geliştirerek, uygulama süreçlerinde eğitim alanlarında yenilikçi uygulamaları desteklemek olarak belirlenmiştir.

YEĞİTEK’in koordinatör olarak yer aldığı proje kapsamında, 6 ülkeden 10 ortak kurum ile çevrimiçi simülasyon ortamında geliştirilecek bir robotik eğitim platformu tasarlanacaktır. 2019-2022 yılları arasında yürütülecek projenin temel önceliği, STEAM eğitiminde yenilikçi ve çok disiplinli yaklaşımların geliştirilmesidir. Proje kapsamında:

  1. STEAM için öğretmen eğitimi çerçevesi hazırlanacak,
  2. Öğrenme senaryoları geliştirilecek,
  3. STEAM Eğitimi için yenilikçi ve simülasyona dayalı bir platform geliştirilecek ve
  4. Politika yapıcılar için rehber hazırlanacaktır (MEB, 2020).

eTwinning

eTwinning, Avrupa’daki okullar için oluşturulmuş bir topluluktur. Ülkemiz eTwinning’e 2009 yılında dahil olmuştur. eTwinning Türkiye Ulusal Destek Servisi, Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet göstermektedir. Mayıs 2018 istatistiklerine göre, ülkemizde 48.000’den fazla okuldan, 209.000’den fazla kullanıcı portala kayıtlıdır ve şu ana kadar 37.000’den fazla projeye katılmışlardır  (MEB, 2020). eTwinning, proje tabanlı öğrenme deyince aklımıza ilk gelen projelerdendir ve Türkiye’deki ilk geniş çaplı örnekleri oluşturmaktadır.

Future Classroom Lab (FCL)– Geleceğin Sınıfını Tasarlama

Brüksel’deki Future Classroom Lab (FCL), 2012 yılında Avrupa Eğitim Ağı (EUN- European Schoolnet), destekleyici eğitim bakanlıkları ve çeşitli endüstri ortakları tarafından, geleneksel sınıfların ve diğer öğrenme alanlarının değişen öğretim stillerini desteklemek için nasıl yeniden düzenlenebileceğini görselleştirmek için oluşturulmuştur (MEB, 2020). Future Classroom Lab, ziyaretçileri sınıflarında pedagoji, teknoloji ve tasarımın rolünü yeniden düşünmeye teşvik eden ilham verici bir öğrenme ortamı olmayı amaçlamaktadır. Geleceğin Sınıfını Tasarlama Projesi’nin hedefleri:

  1. Bilgi ve iletişim çağında değişen ve gelişen yeniliklerin incelenmesi,
  2. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin eğitim ortamlarında kullanılabilirliğine yönelik araştırmaların yapılması,
  3. Değişen öğrenci ve öğretmen rollerinin deneyimlenmesi,
  4. Öğrenci ve öğretmenlerin 21. yüzyıl dijital becerilerini kazanmaları ve
  5. Öğrenmeye öğretmen, öğrenci, okul müdürü, veliler, politika yapıcılar, ticari ortaklar, gibi farklı paydaşları dahil ederek bir bağ oluşturulmasını kapsamaktadır (MEB, 2020).

Geleceğin Sınıfını Tasarlama Projesi’ne dahil edilen çalışmalar FCL Türkiye web sayfasında yayınlanmakta, öğretmenlerimiz için düzenlenen mesleki çalışmaları da Geleceğin Sınıfını Tasarlama- FCL Türkiye YouTube kanalında erişime sunulmaktadır.

Novigado

MEB YEĞİTEK Avrupa Okul Ağı ile yürütülen Active learning and innovative teaching in flexible learning spaces (Novigado) adlı Erasmus+ KA2 projesinde proje ortağı olarak yer almaktadır (MEB, 2020). Novigado Projesi, öğretimlerinde yenilik yapmayı hedefleyen aktif bir çevrimiçi eğitimciler topluluğu oluşturmayı ve bu topluluğa

  1. Aktif öğrenme referans çerçevesi,
  2. Aktif öğrenme eğitim el kitabı,
  3. Yenilikçi öğrenme ortamları hakkında kılavuzlar ve son olarak
  4. Okullar ve politika yapıcılar için öneriler dahil olmak üzere tüm proje sonuçlarına erişim sağlamayı amaçlamaktadır.

Çevrimiçi topluluk ve sonuçlar, bu projenin sonuçlarından yararlanmak için uzun ömürlü bir platform sağlayan Avrupa Okul Ağı’nın (European Schoolnet’in) Future Classroom Lab’ına bağlanacaktır (MEB, 2020).

Scientix

Scientix Projesi, Avrupa’da STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics, Türkçe isimleriyşe Fen Bilimleri, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) öğretiminde sorgulama temelli eğitimi Scientix Portalı aracılığıyla yaygınlaştırmayı amaçlayan, öğretmenlere, akademisyenlere, yöneticilere, ailelere ve Fen-Matematik eğitimi ile ilgilenen tüm kişilere açık bir projedir (MEB, 2020). Scientix Portalı, 2010 yılı mayıs ayında kullanıma açılmış olup portala http://scientix.eu adresinden ulaşılabilmektedir.

Bakanlığımız ve Avrupa Okul Ağı (EUN) arasında yapılan sözleşme gereği, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, 2014 yılı mart ayından itibaren Scientix Projesine ikinci fazda Ulusal Destek Noktası olarak dahil olmuş ve üçüncü fazda da katılıma devam etmektedir (MEB, 2020). Bu kapsamda, Genel Müdürlüğümüz ülkemizde gerçekleştirilen sorgulama temelli Fen ve Matematik eğitimi projelerini belirleyerek söz konusu portala aktarılmasından sorumludur. Scientix Portalı, ülkemizde yapılan bu tür proje çalışmalarının Avrupa´daki diğer eğitim kuruluşlarıyla ve akademisyenlerle paylaşılmasını sağlayacaktır. Bakanlığımıza bağlı okullarımızda görev yapan Fen (Fen Bilgisi, Fen ve Teknoloji, Fizik, Kimya, Biyoloji, vb.) ve Matematik dersi öğretmenlerimiz mesleki gelişimlerine katkı sağlayarak, Avrupa’daki meslektaşlarıyla Scientix Portalı aracılığıyla sorgulama temelli Fen ve Matematik projeleri ve öğretim materyalleri paylaşımı yapılabilmektedir. Scientix Projesi’ne ait projeler ve mesleki gelişim çalışmaları Scientix Türkiye Youtube kanalından erişilebilmektedir.

Sonuçlar

Araştırmalar incelendiğinde, Dewey, Bruner ve Kilpatrick’in öğrenme yaklaşımlarının bir sentezi olarak ortaya çıkan proje tabanlı öğrenmenin günümüzde eğitimde önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Proje tabanlı öğrenmede ana hedef, öğrencilerin günlük hatta karşılarına çıkabilecek problemlere, bilimsel yaklaşımlar aracılığıyla, çoğunlukla sınıf veya okul arkadaşları ile birlikte ve öğretmenlerinin rehberliğinde çözüm üretmelerini sağlamaktır. Proje tabanlı öğrenmenin, yaratıcılık ve problem çözme becerilerini arttırma, kalıcı öğrenme sağlama ve disiplinler arası çalışmalara olanak verme gibi birçok yararı olduğu gibi, ders planı hazırlamak için daha fazla süre harcama ve maliyet ihtiyacının artması gibi sınırlılıkları da mevcuttur. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2023 Eğitim Vizyonu’nda da bahsi geçen proje tabanlı öğrenmeye Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü uluslararası proje çalışmaları katkı sağlamaktadır.

Referans Listesi

Boss, S., & Krauss, J. (2007). Reinventing Project-Based Learning: Your Field Guide to Real-World Projects in the Digital Age. ISTE.

Jonassen, D. H. (1997). Instructional Design Models for Well-Structured and Ill Structured Problem Solving Learning Outcomes. Educational Technology Research and Development, 45(1), 65-94.

Jonassen, D. H. (2002). Integrating of Problem Solving into Instructional Design. In R. A. Reiser & J. V. Dempsey (Ed.), Trends and Issues In Instructional Design and Technology (ss. 107-120). Prentice Hall.

Korkmaz, H., & Kaptan, F. (2001). Fen Eğitiminde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 20(1), 193-200.

Krajcik, J. S., & Blumenfeld, P. C. (2006). Project-Based Learning. In R. K. Sawyer (Ed.), The Cambridge Handbook of the Learning Sciences. Cambridge University Press.

Millî Eğitim Bakanlığı [MEB]. (2018). 2023 Eğitim Vizyonu. https://2023vizyonu.meb.gov.tr/doc/2023_EGITIM_VIZYONU.pdf web adresinden 07.07.2020 tarihinde alınmıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı [MEB]. (2020). Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Uluslararası Projeler. http://yegitek.meb.gov.tr/www/uluslararasi-projeler/kategori/78 web adresinden 04.09.2020 tarihinde alınmıştır.

Moursund, D. (2003). Project-Based Learning Using Information Technology. ISTE.

Uluyol, Ç. (2009). The Effect of Problem-Based Learning on Student Achievement and the Assessment of Students’ Perspectives. Gazi Education Faculty Journal, 29(1), 19-36.

Wurdinger, S., Haar, J., Hugg, R., & Bezon, J. (2008). A qualitative study using project-based learning in a mainstream middle school. Improving Schools, 10(150). https://doi.org/10.1177/1365480207078048

Önerilen referans şekli: Millî Eğitim Bakanlığı [MEB]. (2020). Araştırma ve Uygulamalarıyla Proje Temelli Öğrenme. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Ankara, Türkiye. Erişim: http://fclturkiye.eba.gov.tr/2020/09/07/arastirma-ve-uygulamalariyla-proje-tabanli-ogrenme

Geleceğin Sınıfında Öğrenme Senaryoları

Ceyda ÖZDEMİR – Future Classroom Lab (FCL) Pedagoji Çalışma Grubu Sorumlusu,

Sümeyye Hatice ERAL – Future Classroom Lab (FCL) Türkiye Koordinatörü

GİRİŞ

Tüm dünyada teknolojinin getirdiği yenilik ve değişiklikler sürdürülebilir gelecekle ilgili çalışmaları yönlendirmekte ve sürdürülebilir eğitimle ilgili çalışmalara da yansımaktadır. Bu doğrultuda eğitim ortamlarına yönelik iyileştirmeler yapmak, değişen ihtiyaçları karşılamak amacıyla pedagojik uygulamaları güncellemek eğiticiler, öğretmenler, politika yapıcılar ve araştırmacılar için önem arz etmektedir. Ülkemiz eğitimin kalitesini artırmak ve 21. yüzyıl becerilerine sahip daha iyi nesiller yetiştirmek için bu yenilik ve değişiklikleri yakından takip etmektedir. Bu değişikliklerin bir gereği olarak, öğrencilerin esnek öğrenme ortamlarında bilgisayar ve iletişim teknolojilerini (BİT) kullanarak yenilikçi pedagojik yaklaşımlarla eğitim görmesini hedeflenmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bütüncül bir yaklaşımla eğitimde kaliteyi arttırmaya yönelik 5 yıllık yol haritası olan 2023 Eğitim Vizyon Belgesinde her temaya ve her eğitim kademesine yönelik çalışmalarını ortaya koymuştur. 2023 Eğitim Vizyonunda, öğretmenlerimizin mesleki gelişim çalışmaları ile dijital becerilerin güçlendirilmesi, öğrenme süreçlerinde dijital içerik ve beceri destekli dönüşüm temasında disiplinlerarası çalışmaların öne çıktığı görülmektedir. Bakanlığımızın ulusal düzeyde nitelikli eğitimi sağlamak üzere sürdürdüğü çalışmalar, küresel düzeyde de uluslararası kurumların yürüttüğü proje faaliyetleri ile karşılık bulmaktadır.

Avrupa Okul Ağı’nın yürüttüğü Future Classroom Lab (FCL) [Geleceğin Sınıfını Tasarlama] çalışmasında, Bakanlığımız Avrupa’daki Eğitim Bakanlıkları ile birlikte, esnek öğrenme alanlarında teknoloji destekli pedagojik çalışmaları, öğretmen eğitimlerini, paydaşlarla iletişimi katılımcı bir modelde sürdürmektedir. FCL kapsamında, yenilikçi öğrenme ortamlarında dijital araçların kullanımını destekleyen, test eden ve bu gelişmeleri öğrenme ortamlarına uyumlu hale getirecek çalışmalar uluslararası ölçekte sürdürülmekte olup Bakanlığımız bu çalışmalarda önemli bir ortak olarak yer almaktadır.

Öğrenme ortamlarının düzenlenmesinde hem küresel hem ulusal hem de yerel düzeyde farklı girişimler hayata geçirilmiştir. Ülkemizde ise 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında “Tasarım Beceri Atölyeleri” ile sanat, bilişim, yaşam becerileri, spor gibi oluşturulan atölyelerde öğrencilerin bilgiyi beceriye dönüştürmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca FCL çalışmasında, teknolojinin önemli bir bileşen olduğu öğrenme ortamlarında okulun, öğrencinin, öğretmenin hazırbulunuşluk düzeyine uygun öğrenme senaryoları ile “okulun yenilik kapasitesini” geliştirmek amaçlanmaktadır.

 

Senaryo Temelli Öğrenme (STÖ) yenilikçi pedagojik yaklaşımlara iyi bir örnek olabilir; çünkü 2023 Eğitim Vizyonu’nda tasarlanması öngörülen ‘bilginin beceriye dönüştürülmesi’ hedefiyle örtüşmekte ve 21. yüzyılın gerektirdiği becerilerin kazandırılmasını desteklemektedir. Bu yazıda, FCL kapsamında senaryo temelli öğrenme ile ilgili genel kavramlar, ilişkili yaklaşımlar, karşılaşılan güçlükler ve faydaları, öğretmen ve öğrencilerin rolleri, öğrenme senaryolarının ilkeleri ve senaryo oluşturma adımları paylaşılacaktır.

Senaryo Temelli Öğrenme (STÖ)

STÖ gerçekçi bir bağlam içinde aktif öğrenme stratejilerini uygulamak için etkili bir yaklaşımdır. STÖ’de öğrenciler, farklı rolleri ve sorumlulukları içselleştirerek yeni bilgi ve beceriler edindikleri ve muhafaza ettikleri etkileşimli senaryolarda yer alırlar ve öğrenme süreçlerinde kararları veya seçimleri tıpkı gerçek hayattaki gibi sonraki olayları değiştirir (Mariappan, Shih & Schrader, 2004). Bu anlamda STÖ deneyimsel öğrenmeye benzer.

STÖ, öğrencilerin gerçek dünya ortamında gerçekçi görevler üzerinde çalıştıklarında öğrenmenin gerçekleştiğini iddia eden yerleşik öğrenme (Situated Learning) teorisi ilkelerine dayanmaktadır (Winn, 1993). Öğrenme, öğrencilerin zihninde gerçekleşmez; ilkeleri keşfetmek ve kritik yeterlilikleri geliştirmek için öğrencilerin aktif katılımını ve uygulamalarını içeren özgün bir bağlamda yer alır. Bu nedenle, STÖ öğrencilerin motivasyonunu, ilgisini ve katılım isteğini artırır.

 

Proje tabanlı öğrenme, probleme dayalı öğrenme, sorgulamaya dayalı öğrenme, vaka temelli öğrenme ve rol oynama ilkeleri; senaryoların gerçek dünyadaki problem çözme, düşünme, karar alma, eleştirel düşünme, bağımsız öğrenme, etkili bir iletişim, işbirliği yapma, farklı bakış açıları oluşturma ve profesyonel kültürün üstlendiği roller, sorumluluklar ve zorluklarla ilgili olarak yaratıcı davranma noktasında öğrencileri bağlayacak şekilde tasarlanması bakımından STÖ ile uyumludur (Errington, 2010).

Errington (2005) ‘a göre, dört tür senaryo vardır: tıp, hukuk, eğitim alanı vb. mesleklerle ilgili edinilen bilgi ve becerileri göstermek için beceri temelli senaryolar; edinilen becerileri iyileştirmek, eleştirel düşünme becerisini geliştirerek sorunları belirlemek ve takip etmek için problem temelli senaryolar; ilgili mesleki konuları araştırmak ve tartışmak için konu temelli senaryolar; ve bilgiyi varsayımsal mesleki durumlara (yani geçmiş olaylar, gelecekteki kurgular, eğilimler vb.) uygulamak için kurgu temelli senaryolar.

STÖ, öğrencilerin teorileri ve kavramları gerçek dünyadaki durumlarda uygulamalarına izin veren öğrenci merkezli bir yaklaşımdır. Öğrenciler anlamlı bir bağlamda bir şeyler yaparak yaşayarak daha iyi öğrenirler. Bu noktada STÖ, öğrencilerin geçmiş deneyimlerden anlam oluşturarak öğrenebildikleri ve ön bilgilerini etkinleştirdikleri yapılandırmacı görüşü desteklemektedir (Mery ve Blakiston, 2010; Iverson ve Colky, 2004). Böylece, pasif bilgi alıcı rolü ve yeni kavramların ezberlenmesi yerine öğrenciler üst düzey düşünme becerilerini (analiz etme, değerlendirme ve yaratma) ve gerçek yaşam becerilerini geliştirme ve uygulama fırsatı bulurlar.

Senaryolar öğrencilere hem ilgi çekici hem de motive edici özgün bir öğrenme deneyimi sunsa da bir senaryo tasarlamak zor ve zaman alıcı olabilir; bu nedenle öğretmenlerin pedagojik bilgilerini geliştirmeleri ve iyi eğitilmeleri gerekir. Bir senaryo geliştirmek için öğretmenler hedefleri, trend konularını, öğrenme çıktılarını, kendilerinin ve öğrencilerin sorumluluklarını ve rollerini, materyalleri ve kaynakları, değerlendirme araçlarını ve yöntemlerini belirlemeli; daha sonra süreç içinde aktif bir şekilde planlar yapmalıdır.

STÖ’de öğrenci ve öğretmenlerin sınıftaki rolleri değişmektedir. Öğrenciler daha fazla bağımsız ve özerk olurken, öğretmenler kolaylaştırıcı ve birlikte öğrenen rolünü benimser. Öğrenciler öğrenmeleri için sorumluluk alırlar ve öğrenme süreçlerine aktif olarak katılırlar. Öğretmenler, bilgi aktarıcıdan ziyade bilgiyi gerekli olduğu gibi düzenleyen arabuluculardır. Öğretmenlerin diğer rolleri şu şekildedir:

  • Öğretmenler gelişmiş pedagojik uygulamaları konusunda daha hevesli hale gelirler,
  • Sınıf yönetimini değiştirirler,
  • Etkileşimli ve öğrenci merkezli senaryolar planlarlar,
  • Demokratik ortam yaratırlar,
  • Öğrencileri sorumlu ve özerk olmaya teşvik ederler,
  • İletişimi ve iş birliğine dayalı öğrenmeyi teşvik ederler,
  • Eleştirel düşünmeyi, üst düzey düşünmeyi ve gerçek yaşam becerilerini geliştirirler,
  • Eğitimdeki yenilikleri takip eder,
  • Meslektaşları ile iş birliği yaparlar.

Herhangi bir yapılandırmacı yaklaşımda olduğu gibi, hatalar doğaldır ve öğrenme sürecinin kaçınılmaz bir parçasıdır (Mariappan, Shih ve Schrader, 2004). STÖ’de hatalar, öğrencilere bunları düzeltme ve onlardan öğrenme şansı verir. Böylece öğrenciler gelecekte daha iyi seçimler yapar. Değerlendirme, STÖ’de biçimlendirici (formative) veya özetleyici (summative) olabilir. Öğrenciler senaryoyu tamamladıklarında, süreçteki deneyimleriyle ilgili yazılı veya sözlü bir yansıtma ve öz değerlendirme sağlayabilirler. Öğretmenler ayrıca öğrencilerin performansını ve ilerlemesini gözlemler, günlük tutar ve senaryoları yeniden tasarlamak ve öğrencilerin ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak için öğrencilerden geri bildirim alırlar.

Senaryolar, daha geniş çerçeveyi ve genel fikirleri yaklaşık 10 cümleyle açıklar. Ders planları değildirler, ancak öğretmenler bir senaryoda öğrencilerin ihtiyaçlarına uyan farklı öğrenme etkinlikleri için ders planları oluşturabilirler. Senaryoların genel ilkeleri aşağıdaki gibidir:

  • Özgün olmalıdır.
  • Senaryo ilgi uyandırmalı ve motive etmelidir.
  • Senaryolar gerçek olaylara dayanmalı ya da gerçek olaylara olabildiğince benzemelidir.
  • Senaryolar eğitimsel amaçlara hizmet etmelidir. Öğrencinin problem çözme, tartışma becerilerini ve yaratıcılığını geliştirmelidir.
  • Senaryolar öğrencilerin hazırbulunuşlukseviyelerine uygun olmalıdır. Öğrenci önceki bilgilerini kullanarak geliştirmeli, yeni konuyla sentezlemelidir.
  • Senaryoda olay yansız ve nesnel olarak ifade edilmeli, herhangi bir çözümün ya da tekniğin lehine olan görüşlere yer verilmemelidir.
  • Çok sayıda öğrenciye ulaşmak için farklı özellikteki uyarıcılar seçilmelidir: Görsel, işitsel, video-film vb.

 

Geleceğin Sınıfı Öğrenme Senaryoları

MEB, esnek öğrenme alanlarında yenilikçi pedagojileri güçlendirmek amacıyla senaryo temelli öğrenme yaklaşımını Katılımcı Sınıf için Yenilikçi Teknolojiler [iTEC] (http://itecturkey.eba.gov.tr/), Geleceğin Sınıfını Tasarlama [FCL] (http://fclturkiye.eba.gov.tr/) ve Designing Future Innovative Learning Spaces [Design FILS] (http://designfils.eba.gov.tr/) projeleri ile desteklemektedir. iTEC’deAvrupa Okul Ağı, teknolojinin kullanım şeklini dönüştürmek ve okullarda eğitim öğretimi eğitim reformu olarak yeniden tasarlamak için 2010-2014 yılları arasında eğitim bakanlıkları, teknoloji sağlayıcıları ve araştırma kuruluşlarıyla birlikte çalıştı. FCL’de, okul liderleri, politika yapıcıları, öğretmenler ve BİT tedarikçileri, bir okulda BİT’in yenilikçi kullanımını tanıtarak yenilikçi eğitim ve öğretim uygulamalarına yönelik net bir vizyon sağlayan ve öğrencilerin 21. Yüzyıl becerilerini edinmesini destekleyen Geleceğin Sınıf Senaryolarını oluşturur ve uygular. Design FILS projesindeki amaç ise, AB düzeyindeki esnek öğrenme ortamlarında teknoloji, yenilikçi pedagoji, disiplinler arası öğrenme senaryoları alanlarında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaları desteklemektir. MEB tarafından yürütülen ve  Avrupa’dan 7 ortağın katkılarıyla uygulanan bu proje, Avrupa Okul Ağı tarafından desteklenen yenilikçi ve esnek öğrenme ortamları uygulamaları ile büyük ölçüde aynı amaçları taşımaktadır.

Katılımcı bir teknoloji ortamını hazırlamak ve okulların teknoloji kullanımıyla yenilik geliştirme kapasitesini artırmayı amaçlayan iTEC projesi kapsamında hazırlanan Geleceğin Sınıfı Araç Takımı’nda, öğrenme senaryoları geliştirme sürecinde izlenecek adımlar, yol gösterecek rehber dokümanlar, her okulun ve öğretmenin kullanımına yönelik değerlendirme araçları yer almaktadır.

Geleceğin Sınıfı Araç Takımı’nı (bkz. http://fclturkiye.eba.gov.tr/arac-takimlari/) okuldaki farklı paydaşları içeren bir grup insanla yeni bir senaryo oluşturmak veya mevcut bir senaryoyu uyarlamak için bir kılavuz olarak kullanabilirsiniz. Senaryolar, okullar için toplum, eğitim ve teknolojideki eğilimleri geliştirmek ve bunlara tepki vermek için kullanılır. Geleceğin Sınıfı Araç Takımı’nda senaryo oluşturma adımları şu şekildedir:

1) Toplumdaki ve eğitim dünyasındaki mevcut değişiklikleri yakalamak için paydaşlarla birlikte çalışarak trendleri, yenilik fırsatlarını belirleyin (bkz. https://fcl.eun.org/toolset1),

2) “Geleceğin Sınıfı Modeline Yönelik Referans Kılavuzu” nu (bkz. https://fcl.eun.org/documents/10180/3272353/2.2.+Tool+FCM+reference+guide_TR.pdf/6083e2ac-897c-4c7f-a5bc-4b7e15fd8d42) alarak veya dijital pedagojik yeterliliği değerlendirmek için TET-SAT çevrimiçi öz değerlendirme aracı (bkz. http://mentep-sat-runner.eun.org/) kullanarak okulunuzdaki yenilikçi, güçlü ve zayıf yönleri belirleyin,

3) Öğrencilerin yaş grubunu, ihtiyaçlarını, becerilerini ve yeterliliklerini belirleyin,

4)Öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirmelerini destekleyin (bkz. https://fcl.eun.org/tr/tool3p2),

5) Diğer örnek senaryoları analiz ederek bir şablon oluşturun (Geleceğin Sınıfı Senaryo Şablonu),

6) Mevcut senaryoları ilham kaynağı olarak kullanın,

7) “Senaryo Yazma Kılavuzu” nu kullanın (bkz. https://fcl.eun.org/tr/tool3p1).

 Sonuç

Bakanlığımız nitelikli eğitimi sağlamak üzere eğitim ortamına yenilikçi bir vizyon kazandıran öğrenme senaryolarını iTEC, FCL ve Design FILS projeleri ile desteklemektedir. Bu projeler esnek öğrenme alanlarında teknoloji destekli yenilikçi pedagojileri güçlendirmeyi hedeflemekte, bu kapsamda senaryo temelli öğrenme yaklaşımını ön plana çıkarmaktadır.

Eğitimde kaliteyi arttırma amacıyla oluşturulan 2023 Eğitim Vizyonu belgesine uyumlu olarak senaryolar bilginin beceriye dönüştürülmesini sağlayarak öğrencilerin 21.yüzyıl becerilerini kazanmasına katkı sağlayacaktır. Böylelikle, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri ya da gerçek hayata yakın senaryolar üzerinden öğrenciler eğitim öğretim sürecinde aktif rol alırlar. Anahtar beceriler kapsamında, öğrencilerin problem çözme, yaratıcı ve eleştirel düşünme, etkili iletişim, işbirliği yapma ve sorumluluk alma becerileri gelişir.

Bir senaryo geliştirmek için öğretmenler hedefleri, trend konularını, öğrenme çıktılarını, kendilerinin ve öğrencilerin sorumluluklarını ve rollerini, materyalleri ve kaynakları, değerlendirme araçlarını ve yöntemlerini belirlemeli; daha sonra süreç içinde aktif bir şekilde planlar yapmalıdır. Geliştirilen senaryolar özgün, gerçekçi, motive edici, eğitsel amaçlara ve öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyelerine uygun olmalıdır. Büyük ölçüde Avrupa Okul Ağı tarafından hazırlanan ve uygulanan örnek senaryolara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

https://fcl.eun.org/directory

http://itec.eun.org/web/guest/scenario-library

References

Errington, E. (2005). Creating Learning Scenarios. Palmerston North, New Zealand: CoolBooks.

Errington, E. (ed). (2010). PreparingGraduatesfortheProfessions Using Scenario-Based Learning. MountGravatt, Queensland: Post Pressed.

Iverson, K.&Colky, D. (2004). Scenario-based e-learningdesign. PerformanceImprovement, 43(1), 16-22. Retrievedfrom ERIC database.

Mariappan, J., Shih, A. andSchrader, PG. (2004). Use of Scenario-Based Learning Approach in TeachingStatics.Proceedings of the 2004 AmericanSocietyforEngineeringEducationAnnual Conference and Exposition, Utah, June.

Mery, Y. andBlakiston, R. (2010). Scenario-Based E-Learning: Puttingthestudent in theDriver’sSeat. 26th Annual Conference on DistanceTeachingand Learning. 4-6 August, 2010. 1-5

Winn, W. (1993). A constructivistcritique of theassumptions of instructionaldesign. In T. M. Duffy, J. Lowyck, & D. H. Jonassen (Eds.), Designingenvironmentsforconstructivelearning (pp. 189-212). Berlin: Springer-Verlag

Önerilen referans şekli: Milli Eğitim Bakanlığı [MEB]. (2020). Geleceğin Sınıfında Öğrenme Senaryoları. Milli Eğitim Bakanlığı -Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Ankara, Türkiye. Erişim: http://fclturkiye.eba.gov.tr/2020/09/02/gelecegin-sinifinda-ogrenme-senaryolari/

Görsel https://www.cleanpng.com/png-m-learning-educational-technology-educational-game-719637/download-png.html adresinden alınmıştır.

ÖĞRETMENLER VE OKUL YÖNETİCİLERİ İÇİN UYGULAMA REHBERİMİZ YAYINLANDI

Esnek öğrenme alanlarında uygulama ilkeleri sunan bu kılavuz, bünyesinde 34 eğitim bakanlığı ve çeşitli sektör ortakları bulunan Avrupa Okul Ağı (EUN) tarafından hazırlanarak okul idarecileri ve öğretmenlere, kendi öğrenme laboratuvarlarını tasarlamak veya yenilikçi uygulamaları öğrenme alanlarına entegre etmek isteyen okulları desteklemek amacıyla geliştirilmiştir. Brüksel’deki Future Classroom Lab- Geleceğin Sınıfından ilham alarak kendi öğrenme laboratuvarlarını oluşturan 6 okulun (Belçika, Fransa, Almanya, Portekiz, İspanya ve Türkiye’de kurulan öğrenme laboratuvarları) deneyimlerini de sunan kılavuz, geleceğin sınıflarını tasarlamada rehberlik edecek nitelikte hazırlanmıştır. Kılavuzda, Türkiye’den FCL elçisi Can ERDOĞAN ve ekibinin, Geleceğin Sınıfını tasarlama aşamasında ve sonrasında edindiği deneyimlere ve önerilere de yer verilmiştir.

Rehberin Türkçesi için tıklayınız:  FCL_Rehber_2019_Türkçe

Rehberin İngilizcesi için tıklayınız: FCL_guidelines_2019_EN

COVID-19 SONRASI ÖĞRENME ORTAMLARININ TASARIMI

COVID-19 SONRASI ÖĞRENME ORTAMLARININ TASARIMI

Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’ünün proje ortağı olduğu KA 201 projesi NOVIGADO, okulları aktif öğrenme modeliyle desteklemeyi, teknolojini sunduğu kolaylıkları ve yeni öğrenme ortamlarını tanıtmayı amaçlamaktadır. Proje kapsamında, tüm paydaşların yer aldığı webinar serileri düzenlenecek olup, yenilikçi öğrenme ortamlarında eğitim öğretim süreciyle ilgili deneyim paylaşımı yapılacaktır.

Novigado projesinin ikinci webinarı, yeni okul yılı başladığında tüm öğrenciler ve öğretmenler için okulların Covid-19 salgınına karşı nasıl güvenli hale getirilebileceği, teknoloji ve fiziksel sınıf tasarımının yeni bir şekilde nasıl gerçekleştirilebileceği konularında olacaktır.

Son birkaç aydır bir çok Avrupa ülkesinde COVID-19 salgını sebebiyle okullar kapanmak zorunda kaldı. Şu anda öğretmenler ve öğrenciler için güvenli bir şekilde yeniden okulların açılmasının nasıl gerçekleşeceği soruları soruluyor. Bu, bizi teknolojik ve fiziksel sınıf tasarımından nasıl yararlanacağımız konusunda yeniden düşünmeye zorluyor.Bu bağlamda webinar konuşmacımız Steelcase Portugal’den Teresa VENDEİRİNHO, COVID-19 sonrası öğrenme alanlarıyla ilgili çalışmaları ve özellikle “COVID-19 Sonrası Öğrenme Alanları Tasarlama” başlıklı yeni yayını hakkında konuşacak.

18 Haziran Perşembe günü saat 18:00’de düzenlenecek webinara  https://eun2.adobeconnect.com/fcl-ite/ bağlantısından katılabilirsiniz.

FCL Kursu Başlıyor!

FCL Geleceğin Sınıfını Tasarlama Kursuna yönelik FCL webinarı 22 Nisan 2020 Çarşamba günü saat 14:00’de FCL Türkiye Koordinatörü Sümeyye Hatice ERAL’ın moderatörlüğü ve FCL Elçisi Adil TUĞYAN’ın sunumuyla gerçekleşecek. Geleceğin sınıfında senaryo tabanlı öğrenmeye yönelik gerçekleşecek etkileşimli kursa tüm öğretmenlerimizi davet ediyoruz.

FCL Webinarına katılım 300 kişi ile sınırlıdır.

Webinara https://eba-gov-tr.zoom.us/j/97316737163 bağlantısından Meeting ID: 973 1673 7163/ Password: 657401 ile erişim sağlayabilirsiniz.

 

 

Esnek Öğrenme Alanlarında Aktif Öğrenme ve Yenilikçi Öğretim

 

Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’ünün proje ortağı olduğu KA 201 projesi NOVIGADO, okulları aktif öğrenme modeliyle desteklemeyi, teknolojini sunduğu kolaylıkları ve yeni öğrenme ortamlarını tanıtmayı amaçlamaktadır. Proje kapsamında, tüm paydaşların yer aldığı webinar serileri düzenlenecek olup, yenilikçi öğrenme ortamlarında eğitim öğretim süreciyle ilgili deneyim paylaşımı yapılacaktır.

Novidado projesinin ilk webinarı, aktif öğrenmenin tanımını, faydaları, zorlukları, öğrenme ortamlarıyla bağlantısını ve teknoloji kullanımını kapsayacaktır. 20 Nisan Pazartesi saat 18:00’de düzenlenecek webinara https://eun2.adobeconnect.com/fcl-ite/ bağlantısından katılabilirsiniz.

Webinar, Avrupa Okul Ağı ve FCL Ülke koordinatörlerinin desteğiyle gerçekleşecektir. Toplantıda konuşmacılar şu şekilde olacaktır:

  • Bart Verswijvel, European Schoolnet
  • Barbara Ostrowska, Think! Foundation
  • Xavier Garnier, Lycée Pilote Innovant International

Aktif öğrenmeyle ve yenilikçi öğrenme ortamlarıyla ilgilenen tüm öğretmenlerimizi 20 Nisan’da düzenlenecek webinara davet ediyoruz.

“Yaratıcı Öğrenmeyi Öğrenme” Kursu 13 Nisan’da başlıyor!

Dünyanın dört bir yanından yenilikçi öğretmenlerle bağlantı kurmak ve MIT Media Lab Yaşam Boyu Anaokulu grubunun tasarım ilkelerini keşfederek çocukların yaratıcı düşünür olmalarına yardımcı olabilmek için Yaratıcı Öğrenmeyi Öğrenme (LCL) kursuna çocuklarla, öğrenmeyle ve yaratıcılıkla ilgilenen öğretmenler katılabilecek.

MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ile Massachusetts Institute of Technology  (MIT) bünyesinde yer alan MIT Media Lab arasında yapılan iş birliğiyle “Learning Creative Learning (LCL) – Yaratıcı Öğrenmeyi Öğrenme” çevirim içi kursu Türkiye’deki öğretmenlerin faydalanabilmeleri için Türkçe olarak 13 Nisan 2020’de başlayacak. Mesleki anlamda kendini geliştirmek isteyen ve öğrencilerin işbirlikçi olarak yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye katkı sağlamak isteyen tüm eğitimcilerimizi düzenlenecek kursa davet ediyoruz.

Yaratıcı Öğrenmeyi Öğrenme (LCL) nedir?

LCL, yaratıcı öğrenmeyi birlikte keşfeden eğitimcilerin ve tasarımcıların bir araya geldiği etkileşimli bir topluluktan oluşan kurstur. Altı hafta sürecek bu kursta; kursiyerler, yaratıcı öğrenmenin altında yatan bazı fikirleri keşfetme şansına sahip olurken aynı zamanda yaratıcı öğrenme gerçekleştirecek, fikirleri ve uygulamaları kendi işine ve hayatına dâhil etmek için meslektaşlarıyla çalışma ortamı elde edecek.

Yaratıcı Öğrenmeyi Öğrenme (LCL) kursuna nasıl kayıt olunur?

Kursa https://learn.media.mit.edu/lcl/ adresinden kayıt olunabilir.

Ayrıca kursiyerler; yaratıcı öğrenme ile ilgili fikirlerini ve deneyimlerini diğer katılımcılarla paylaşmak, tartışmak ve birbirlerinin çalışmalarını geliştirebilmek için dünya genelindeki LCL forumundan ve dil gruplarından Türkçe kategorisini seçerek paylaşımda bulunabilecek.

Daha fazla bilgi için: https://learn.media.mit.edu/lcl/learn-more/